Hayatı sıfırlamak mümkün mü?

Kategori: Kişisel - Yorum Yazın
Hayatı sıfırlamak mümkün mü?

Huh! Hayat. İnsanın ne amaçla geldiğini bilemediği sonsuz döngü. Sonsuz ve sinir yumağı kainat. Amaçsızca yaşayanlarda cabası. Bende bunlardan biriyim. Şuan hayatımda hiç bir atraksiyon hiç bir güzel bir duygu yok. Arefte kalmış ruh gibiyim. Nereye gitsem ne yapsam bilemedim.

Bana sorsalar hayatınızı sıfırlamak ister misiniz diye, hemen evet derdim. Çünkü şu sefil hayatımı daha iyi bir yaşantıyla değiştirmek istiyorum. Şuan ki hayatımın en dibindeyim. Öylesine yaşıyorum gerçekten. Bi amacım yok. Vurdumduymazım. Monoton bir hayatın sonundayım. Umurunda olmadığım bir hayatı yaşıyorum. İşe git eve gel böyle geçiyor hayatım. Sıradan basit. Sıfır heyecan.

Ara ara yaptığım bazı değişiklikler beni sanki hayata daha sıkı bağlıyor. Bunu ne yapıyor bilmiyorum ama. Mesela dağınık odamı bile topladığımda bazen huzuru bulabiliyorum. Dünyevi bir huzur gibi. Sanki bişeylerin farkına varabiliyorum artık. Kendimde değişiklik yapmanın zamanının çoktan geldiğini düşündüm geçenlerde. Neredeyse 5 yıldır uzun olan saçlarımı 2 seansta kestirdim. İlginçtir ki bu mevzu bile bende bişeyleri tetikledi. İçimdeki bir mekanizmanın aniden harekete geçtiğini hissedebiliyorum artık. Bu güzel bişey.

Sıradan bir hayatın sonuna doğru yapılan ufak değişiklikler insanı farklı bir heyecan içine sokuyor. Ben hayatımın neredeyse ortasındayım. Olgunlaştığımı artık anlayabiliyorum. Olgunlaşmaktan kasıt beyin yapısıyla ilgili biraz. Vücut olarak neredeyse aynı olabiliyoruz, sadece saç beyazlamaları ve ciltteki kırışıklıklar biraz sorun çıkarabiliyor. Yaratanın başlattığı bu zorlu sınavda haliyle çöktüğümüz zamanlarda olacaktır. Ama üzülmemeliyiz. Hayat beyazlarla daha bi iyi oluyor. Hem dalga geçenler oluyor dip boyan gelmiş diyorlar falan. Neyse…

Bendeki bu değişiklik son 3 ay içerisinde oldu. Beynimin “sen ne yapıyorsun olm? malmısın?” gibisinden söylemlerini duymaya başlamıştım. Artık çakraları açıp normal olan hayat seyrinin, pozitife doğru akmasını sağlamaya başlamalıydım. Başladımda. Şu anda hayatımın en güzel dönemlerini yaşıyor gibiyim. Mutluyum ve daim olsun inşallah.

İnsanın tek başına bir hayatı yüklenmesi psikolojik olarak mümkün değil arkadaşım. İlla ki yanında sevdikleri de olmalı. Hayat tek başına çekilmiyor. Hayatı paylaşacağı, derdini dinleyebileceği bir sevgili bir kadim dost arıyor zaman zaman. Bazen bu düşünceler kafanı karıştırırken birde bakmışsın ki ağlıyorsun. Hayatın engebeli yollarında tek başına dolaşmanın insana ne kadar çok koyduğunu işte ozaman anlıyorsun. Farklı düşüncelere kapılıyorsun. Artık gerçek bir adım atmayı istiyorsun. Önüne engeller çıkıyor ama sen bunları nasıl aşacağını zaten biliyorsun. Biliyorsun çünkü bu yollardan daha önce geçmişsindir.

Dediğim gibi. Hayat tek başına yaşanmıyor. Evlenmekle ilgili bazı gerçekler beni ürpertmiyor değil. Zamane insanlarının nasıl çıkacağını hiç bilemezsin. Karpuz gibidir onlar. Keleği de çıkar kırmızısı da.

Bilirsiniz ki hayat, maddi anlamda gerçekten zorlaştı. Ev geçindirmek artık farklı bir kahramanlık örneği. Askerden geldiği gibi evlenipte evlilik duygusunu çok gençken tadan insanları gördükçe onlara gıpta ile bakıyorum. Hele birde çocuk yapabilenler. Beni böyle şeyler çok düşündürüyor. Yarın kız arkadaşım evlenelim dese herhalde aşırı tepki verirdim. Psikolojim bozulurdu. Kendimi böylesi bir yaşam için kesinlikle hazır hissetmiyorum. Acaip korkuyorum. Ya istediğimiz bişeyi alamazsam, ya geçinemezsem diye düşünüp durmaktan usandım artık. İnsan sancılı dönemlerden kurtulurken elbetteki bazı şeylerden ödün verecektir. Sancılı dönemden kurtulduğunda ise kaybettikleri ona büyük bir tecrübe olacaktır bundan emin olun.

Hayatı benim gibi monotonlaştırıp sadeleştirmeyin. Hayatı dolu dolu yaşamalıyız. En ufak bir pürüzde kabuğumuza çekilip ağlamak bizi daha da derinlere götürecektir. Unutmamalıyız ki hayatı bir kere yaşayabiliyoruz. Bize verilen ortalama süreyi en iyi şekişde değerlendirmeliyiz. Unutmayın! Huzuru ağaçtan düşen bir yaprak tanesinde bile bulabilirsiniz. Dünya sizin. Hayatınız da sizin. Onu en iyi şekide kullanabilirsek eğer hayat daha bir yaşanabilecek bir hal alır.


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!