Neden ben?

Neden ben?

Niye ben! der insanoğlu bazen başına kötü bir olay geldiğinde. Dünyada şu kadar insan var onların arasından neden ben diye hesap sorar bişeylerden ama şanslı olduğu anlarda sormaz bunu kendine ve hep dahasını ister.

İşte şimdi böyle bir olaydan, ibretlik bir olaydan çıkıcaz yola hatamzı anlamak için.

Efsane Wimbledon tenis oyuncusu Arthur Ashe AIDS’den ölmek üzereydi. Dünyanın herköşesinden hayranları mektup yolluyorlardı Arthur’a. Bunlardan bir tanesinde şöyle yazıyordu; “Neden Tanrı böylesine kötü bir hastalık için seni seçti”?

Arthur Ashe buna şu cevabı verdi ;
Tüm dünyada…
50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar,
5 milyonu tenis oynamayı öğrenir,
500.000’i profesyonel tenisi öğrenir,
50,000’i yarışmalara girer,
5,000’i büyük turnuvalara erişir,
50’si Wimbledon’a kadar gelir,
4’ü yarı finale,
2’si ise finale kalır.

Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı’ya ” Neden ben?” diye hiç sormadım. O halde bugün sancı çekerken, Tanrı’ya “Niye ben?” mi demeliyim.

Mutluluk insanı tatlı yapar,
Zorluklar güçlü yapar,
Hüzün ise insan yapar,
Yenilgi mütevazi yapar,
Başarı insanı ışıldatır.

Ama yalnız Tanrı yolumuza devam etmemizi sağlar. Tanrı’ya asla “Niye ben?” diye sormayın. . . Ne olacaksa olacak…
Onun kendine has usulleri vardır, bildiği vardır. Herşey kendi iyiliği için olur.


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!
eryaman escort eskisehir escort escort bursa samsun escort